03 Haziran 2026, Çarşamba 11:55
Son Dakika | ANALİZ

400 Yıllık Vatikan Şifresi Yapay Zeka ile Çözülmeye Yaklaşıyor

Dünyanın dört bir yanındaki arşivlerde bulunan tarihi belgelerin gizemleri hala çözülmemeyi bekliyor. Vatikan'da bulunan 400 yıllık el yazması, yapay zekanın katkılarıyla ilk kez detaylandırıldı.

Dünya üzerindeki tarihi belgeler, özellikle anlaşılmaz şifrelerle gizlenmiş olanlar, bilgi arayışını karmaşık bir hale getirmektedir. Bu belgelerden biri de Vatikan'ın kütüphanesinde uzun yıllardır saklanan ve üzerinde çeşitli semboller barındıran 408 sayfalık el yazmasıdır. Bu eser, insanların rahatsızlıkları için gizli tedavi yöntemleri içeriyor olmasıyla dikkat çekiyor. Ancak, tarih boyunca şüphe ve büyücülük suçlamalarına maruz kalmamak için saklı tutulmuştu. Bu el yazmasının çözülmesi, Latince ve Arapça harflerle şifrelenmiş 34 gizemli sembolü içerdiği için oldukça zorlu bir süreç gerektirdi. Uzmanlar, şifre anahtarı oluşturulamadığı için bu metnin büyük bir kısmını anlayamamıştı.

Stockholm Üniversitesi'nde dilbilim profesörü olan Beata Megyesi, bu şifreli el yazmasının çözüm sürecini; "Her bir sembol ve desenin çözülmesi, bizleri kayıp bir dünya tarihine yaklaştıran bir dedektiflik çalışması gibiydi" ifadeleriyle özetliyor. Yapay zekanın desteği ile ilerleyen çözüm süreci, oldukça karmaşık bir yolculuktu. Ekip, yapay zeka teknolojilerini kullanarak, zamanla geri planda kalmış tarihi metinlerin çözülmesine yardımcı olmaya çalışıyor.

Yapılan araştırmalar, şifrelenmiş belgelerin seyrini değiştirebilecek potansiyele sahip olduklarını gösteriyor. Örneğin, zamanında tam olarak çözülememiş olan belgelerin içerikleri, bir ünlü veya tarihi dönem hakkında yeni bilgiler sunma potansiyeline sahiptir. Ancak, tarihi metinlerin karmaşıklığı, bazen yanlış yönlendirici semboller ve çoklu harf temsil yöntemleri nedeniyle ciddi zorluklar ortaya çıkarıyor.

Metni analiz etmek için öncelikle el yazması dijital formata dönüştürülmeli; fakat kötü el yazısı ve mürekkep solması bu süreci zorlaştırabilir. Yapay zeka, araştırmacıların işini hızlandırmada önemli bir rol oynamakta. Örneğin, Transkribus adlı yapay zeka platformu, belirli yazı sistemleri ve el yazıları üzerinde eğitimli olduğundan, belgeleri hızlıca çözebiliyor. Araştırmacılar yeni modeller geliştirerek yapay zekanın zorluklar yaşadığı alanları tespit edip süreci hızlandırmayı hedefliyor. Megyesi, "Çeşitli yazı sistemleri, alfabeler ve sembolik repertuarlar üzerinde eğitilmiş, daha uyarlanabilir modeller geliştiriyoruz" şeklinde açıklamada bulunuyor.

Sonuç olarak, yapay zeka kullanılarak yapılan bu çalışmalar, geçmişte gizemli kalmış tarihi belgelerin yeniden gün yüzüne çıkmasına ve zamanla eski metinlerin çözümlenmesine katkıda bulunmayı sürdürecek. Yapay zekanın işin içine girmesiyle, geçmişte keşfedilmemiş birçok belge yeniden ele alınarak tarihsel anlatımda eksikliklerin kapatılmasına olanak sağlayacak.