ABD ve İsrail'in İran'a Dönük Gizli Planı İfşa Oldu
New York Times'ın haberine göre, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail, İran'la birlikte yaşanan çatışmaların ilk aşamalarında Tahran'daki yönetimi alt üst etmek amacıyla çok aşamalı bir strateji geliştirdi. Bu planın, 28 Şubat'ta başlayan saldırıların hemen ilk saatlerinde, İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesinin ardından masaya yatırıldığı iddia edildi.
İçeriden Tanıdık Bir İsim
Planın detaylarına göre, İran yönetimini değiştirmede “içeriden bir isim” fikri öne çıkmakta. Öne çıkan isim ise İran’ın eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmadinejad. Ahmadinejad’ın geçmişte yaptığı “İsrail’i haritadan silmek” gibi açıklamalar dikkate alındığında, böyle bir ismin yönetime dahil edilmesi bir şaşkınlık yarattı.
Genişletilmiş Bir Operasyonun Parçası
Kaynaklar, Ahmadinejad’ın bu sürece nasıl dahil edildiğinin belirsiz olduğunu belirtirken, planın İsrail’in daha kapsamlı bir saldırısının parçası olduğunu ifade etti. Ancak plan, beklenildiği gibi gitmedi. Ahmadinejad, savaşın ilk gününde evine yapılan bir hava saldırısında yaralandı. Bu başarısız saldırının ardından rejim değişikliği planı ciddi bir belirsizlikle karşı karşıya kaldı.
Ahmadinejad’ın Akıbeti Bilinmiyor
Ahmadinejad’ın yaralı halde kurtulduğu ancak sonrasında kamuoyuna çıkmadığı bilgisi, ABD'nin onun nerede olduğu veya sağlık durumu hakkında bilgi sahibi olmadığı şeklinde haber detaylandırıldı.
Yanlış Hesaplamalar ve Eleştiriler
New York Times haberinde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve ABD Başkanı Donald Trump’ın savaşın seyrini yanlış değerlendirdiğine dair eleştiriler de yer aldı. Beyaz Saray, “Destansı Öfke Operasyonu” kapsamındaki hedeflerinin büyük ölçüde başarıldığını savunurken, nihai amacın İran’ın nükleer kapasitesini tamamen yok edecek bir anlaşma sağlamak olduğu ifade edildi.
Yeni Sorular ve Belirsizlikler
ABD'nin Venezuela'da uyguladığı geçici yönetim stratejisinin başarılı olduğunu düşündüğünü belirtmesinin ardından, İran’daki rejim değişikliği planlarının başarısızlığa uğraması, birçok sorunun yanıt beklemesine neden olduğu tespit edildi. Özellikle Ahmadinejad’ın durumunun belirsizliği dikkat çekici bir gelişme olarak kaydedildi.