Abdulvahap Göçer, CHP Genel Merkezinde düzenlediği basın toplantısında, partinin yönetim şekli ve ilke bozulmaları üzerine önemli açıklamalarda bulundu. CHP'nin, hukukun belirlediği kurallar çerçevesinde bir siyasi parti olarak yönetilmesi gerektiğine vurgu yapan Göçer, "CHP, bir şirket gibi yönetilemez; partinin ruhuna uygun bir yönetim anlayışı benimsenmelidir." dedi.
Göçer, partinin gerçek sahiplerinin dışlandığını savunarak, "Cumhuriyet Halk Partisi'nin kendi içindeki sorunları samimiyetle çözmesi gerekiyor. Genel başkanın şaibeli olduğu iddiaları, partimizin prestijine gölge düşürmektedir. 100 yıllık bir çınar olan CHP, bizlerin baba ocağıdır ve buna sahip çıkmak hepimizin sorumluluğudur." ifadelerini kullandı.
Mutlak butlan itirazlarının geri çevrilmesinin ardından CHP'de yanlış yönetim anlayışının sorgulanması gerektiğini belirten Göçer, “Son dönemde CHP, istemediğimiz görüntülerle gündeme geliyor. Türkiye'de iktidara en yakın partinin doğru bir yönetim anlayışına sahip olması şarttır." şeklinde konuştu.
Önceki genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun birçok farklı düşünceyi bir araya getiren Türkiye İttifakı'nı oluşturduğuna dikkat çeken Göçer, "Bu modeli tekrar hayata geçirmeye ihtiyacımız var. 38. Kurultay'dan sonra partimiz savrulmaya başladı. Bu karmaşadan kurtulmak için yoğun çaba sarf edeceğiz." dedi.
İhraç edilmesinin gerekçeleri arasında partinin iç meselelerini cesurca dile getirmesi olduğuna dikkat çeken Göçer, "38. Kurultay'dan sonra alınan kararlar yok hükmündeydi, bu nedenle devlete ait olan CHP, gerçek sahiplerinin yönetimi altında yeniden yapılandırılmalıdır." dedi.
Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmelere de değinen Göçer, bu süreçte partideki aksaklıkları ve kaygılarını ilettiğini, ileriye dönük istişarelerin devam edeceğini ifade etti.