İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Avrupa ülkeleri, barışçı bir düzen kurarak refahı ön plana çıkarmış, ancak kendi savunma kabiliyetlerini geri planda bırakmışlardı. Ancak günümüzde karşı karşıya kaldıkları mevcud durumda; Türkiye’nin kıta için önemli bir ‘savunma ortağı’ haline gelmesi, Avrupa’nın güvenlik stratejilerini yeniden gözden geçirmesine neden oldu.
SON PROJELERİN İPTALİ
Özellikle Almanya ve Fransa'nın 100 milyar avro maliyetle hayata geçirmeyi planladığı yeni nesil savaş uçağı projesini 8 Mayıs 2026'da iptal etmesi, Avrupa'nın ortak savunma projelerinde yaşadığı zorlukları gözler önüne serdi. Benzer şekilde, Almanya'nın Hollanda'dan tedarik edeceği savaş gemisi alımının da tamamlanamaması, AB'nin uzun vadeli planlama konusundaki yetersizliğini gösteriyor.
YETERSİZ HAZIRLIK
Avrupa, 6. nesil savaş uçakları için çalışmalarını sürdürse de, zamanın gitgide daralması nedeniyle yeni nesil savaş uçağını üretmek için yeterince süreleri olmayabileceği belirtiliyor. Mevcut 4.5. nesil Eurofighter’ların üzerine inşa edilecek bir ortak programın geliştirilmesi ise, AB ülkeleri arasındaki iş birliği sorunları nedeniyle şüpheli bir hal almış durumda.
KAAN'IN ÖNEMİ
Türkiye, kendi kaynaklarıyla geliştirdiği KAAN ile 5. nesil savaş uçağı üretebilen sadece iki NATO ülkesinden biri oldu. Türkiye’nin hava savunma sistemleri açısından sahip olduğu esneklik, diğer ülkelerin KAAN’ı kendi sistemleriyle entegre etmesini kolaylaştırabilir. Daha önce HÜRJET projesinde olduğu gibi, KAAN da farklı ülkelerin ihtiyaçlarına göre şekillendirilebilecek durumda.
NATO ZİRVESİ'NE DAMGA VURACAK
Ağustos ayında düzenlenecek NATO Zirvesi’nde KAAN projesinin gündemin en üst sıralarında yer alması bekleniyor. Türkiye’nin gelişmiş havacılık sanayii ile Avrupa’nın karşı karşıya kaldığı zorluklar arasında dengeleri değiştirebilecek bir unsur olarak öne çıktığı ifade ediliyor.