27 Temmuz 2026, Pazartesi 02:51
Son Dakika | DÜNYA

Bakan Güler: Türkiye'nin NATO Stratejisindeki Önemi Her Zamankinden Daha Fazla

HABER MERKEZİ - NATO'nun Ankara Zirvesi'nde konuşan Bakan Güler, Türkiye'nin ittifaktaki rolünün kritik olduğunu vurguladı. NATO'nun askeri ve politik işbirliklerinin ötesinde, Türkiye'nin büyüyen savunma sanayisi ve güçlü ordusuyla ittifaka sağladığı katkılar, günümüzün karmaşık güvenlik dinamikleri içerisinde önem kazanıyor.

HABER MERKEZİ - Bakan Güler, NATO'nun Ankara Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin ittifaktaki yerinin kritik önemine dikkat çekti. Etkinliğe katılan tüm misafirlere teşekkür eden Güler, stratejik, politik, endüstriyel ve akademik bakış açılarını bir araya getirmenin değerine vurgu yaptı. Yeni güvenlik dinamikleri ile şekillenen NATO, artık yalnızca askeri bir birlik değil, aynı zamanda kolektif savunmayı ve uluslararası işbirliğini güçlendiren bir platform haline geldi.

NATO’nun tarihsel olarak üç ana aşamada kabul gördüğünü belirten Bakan Güler, ilk dönemin Soğuk Savaş sonrası NATO 1.0 olduğunu; buradan sonra yaşanan dönüşümle NATO 2.0’ın kriz yönetimi ve terörizme odaklandığını ifade etti. Güler, bugünkü NATO 3.0 döneminin ise çok yönlü tehditlerle başa çıkmayı gerektirdiğini dile getirdi.

“Avrupalı Müttefikler Daha Fazla Sorumluluk Almalı”

Güler, transatlantik bağların güçlendirilmesi gerektiğini vurgularken, Avrupa ülkelerinin daha fazla sorumluluk alması gerektiğini belirtti. Bütçe artırımlarının yanı sıra, iyi eğitimli personel ve doğru lojistik gereksinimlerinin de önem taşıdığını vurguladı. Ayrıca, Türkiye’nin bu süreçteki rolünün, güçlenmiş kurumsal yapısı ve deneyimi sayesinde daha da belirginleştiğini ifade etti.

“Türkiye'nin NATO'daki Yeri Net”

Bakan Güler, Türkiye'nin aktif ve profesyonel silahlı kuvvetleri sayesinde NATO'nun 3.0 aşamasındaki yerinin belirgin olduğunu söyledi. Türkiye’nin savunma sanayisinin sürekli olarak büyüdüğünü, diğer ülkelerin stoklarını azaltırken Türkiye’nin hızlı bir şekilde destek sağladığını belirtti.

“NATO’nun En Büyük İkinci Ordusuna Sahip”

NATO’ya 1952’de katılan Türkiye, coğrafi konumunun getirdiği zorluklarla birlikte, sorumlulukları yerine getiriyor ve gerektiğinde caydırıcılık görevini de başarıyla üstleniyor. Türkiye, NATO'nun en büyük ikinci ordusuna sahip olmakla birlikte, yüksek eğitim standartları ve operasyonel deneyimi ile dikkat çekiyor.

Son olarak, gerçekleştirilen tatbikatların, Türkiye'nin Avrupa ve Atlantik bölgesindeki güvenlik ve savunma katkısının önemini bir kez daha gözler önüne serdiğini belirtti.