İSTANBUL, İSMAİL ŞAHİN - İran Savaşı birinci ayını geride bırakırken, Tahran yönetiminin Kızıldeniz'deki deniz altı internet kablolarına yönelmesi, global ölçekte internet kesintisi riskine zemin hazırlıyor. Avrupa, Asya ve Afrika'yı birbirine bağlayan Kızıldeniz üzerinden geçen 17 deniz altı kablosu, dünya veri trafiğinin büyük bir kısmını üstleniyor. Uzmanlar, bu kabloların, global internet trafikteki payının yüzde 95'i aştığını belirtiyor ve olası bir kesintinin başta finans sektörü olmak üzere birçok alanda büyük sorunlara yol açabileceğini vurguluyor.
Denizaltı İletişim Ağları
Marmara Üniversitesi Siber Güvenlik Anabilim Dalı Başkanı Dr. Hüseyin Yüce, Bab el-Mandeb ve Hürmüz Boğazı'nın dijital dünyanın “Termopil Geçidi” gibi işlev gördüğünü ifade etti. Dr. Yüce, deniz altındaki kabloların kesilmesinin zorluğuna rağmen, o kabloları besleyen veri merkezlerinin hedef alınmasının çok daha kolay olduğunu söyledi. Bu tür bir durumun “Bulut” üzerindeki tüm finansal ve askeri sistemleri anında etkileyebileceğine dikkat çekti. Kablo karaya çıkış istasyonlarının savunmasız olduğunu söyleyen Yüce, bu tür bir sabotajın tüm internet trafiğini felç edebileceğini belirtti. İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki kontrolü, Avrupa ile Asya arasındaki internet trafiğinin yüzde 30-37'sini tehdit edebilir; bu da dünya internetinin çöküşünü beraberinde getirebilir.
Dünyanın Gizli İnternet Altyapısı
Siber güvenlik uzmanı Akgün Yardımcı, dünya internetinin önemli bir kısmının kablolar üzerinden aktığını ve bu kabloların büyük bölümünün deniz altına döşendiğine dikkat çekti. Kızıldeniz'de yer alan AEE-1, Falcon ve SeaMeWe-6 gibi kablo sistemlerinin devre dışı kalmasının, küresel ekonomik çöküşe neden olabileceğini vurguladı. Yardımcı, Hürmüz Boğazı'ndaki bir kesintinin yalnızca iletişim sorunlarına değil, aynı zamanda finansal sistemin genel yapısının çökmesine ve dünya ekonomisinin dijital izolasyona uğramasına neden olacağını belirtti. Bu nedenle, Hürmüz Boğazı'nın güvenliği, küresel bir zorunluluk haline gelmiştir.