Avrupa Merkez Bankası (ECB), yakın zamanda yayınladığı 'Mayıs 2026 Finansal İstikrar Değerlendirme' raporunda, yatırımcıların jeopolitik ve mali riskleri dikkate almadığını ve piyasa algısının hızla olumsuz bir yöne kayma ihtimalinin yüksek olduğunu vurguladı.
Raporda, küresel finans sisteminin ve reel ekonominin bu yıla birçok zorluğa rağmen dirençli bir şekilde girdiği belirtildi; ancak Orta Doğu'daki savaşın tetiklediği önemli jeoekonomik şokun, bu direnci test ettiği ifade edildi.
Yayında yer verilen bir diğer önemli konu ise, küresel ticaret ve uluslararası işbirliği konularında belirsizliklerin yanı sıra, kritik altyapılara yönelik artan siber güvenlik tehditleri ve hibrit risklerin mevcut olduğu oldu.
Finansal piyasaların enerji arzındaki kesintilere adapte olmaya çalıştığı ancak hisse senedi değerlemelerinin tarihi standartlara göre hala yüksek kaldığı gözlemlendi; ayrıca kurumsal tahvil risk primlerinin küresel ölçekte düşük seyretmesi dikkat çekti.
Rapor, fiyatlamaların jeopolitik ve siyasi belirsizliklere karşı kırılgan olduğunu, aşağı yönlü mali ve makro-finansal risklerin ise yatırımcılar tarafından göz ardı edildiğini belirtti.
Özellikle yüksek borç yüküne sahip Avro Bölgesi ülkelerinin kamu maliyesinin daha fazla zorlanmasına yol açabilecek mali genişleme adımlarının potansiyel etkileri konusunda da dikkatli olunması gerektiği vurgulandı.
Gölge Bankacılıkta Kırılganlıklar Sürekli İhmal Edilmeli
Raporda, banka dışı finansal aracılık olarak adlandırılan gölge bankacılık sektöründeki kırılganlıkların devam ettiğine değinildi. Bu sektörde yer alan serbest fonlar, para piyasası fonları ve özel brokerler gibi yapılar, düşük likidite ve yüksek değerlemelerle birlikte piyasa stresini artıracak zorunlu varlık satışlarına yol açabilir. ABD kökenli risklerin şeffaf olmayan ve bağlantılı özel piyasaları daha da tehlikeli hale getirdiği kaydedildi.
Bankaların Varlık Kalitesi Risk Altında
ECB'nin raporunda, Avro Bölgesi bankalarının güçlü kârlılıkları ve likidite tamponları sayesinde belirsiz dönemleri atlattığına, Orta Doğu'daki savaşın etkilerinin yalnızca birkaç bankayla sınırlı kalmasına rağmen, krizin devam etmesi durumunda ikinci tur etkilerinin ağır olabileceği ifade edildi. ECB Başkan Yardımcısı Luis de Guindos'un açıklamalarına göre, enerji arz şoku enflasyon üzerinde yukarı yönlü, ekonomik büyüme üzerinde ise aşağı yönlü riskler yaratıyor. Düşük ekonomik büyüme ortamında yükselen finansman maliyetleri, piyasalardaki oynaklığı artırabilir ve borç ödeme kabiliyetlerini zorlayabilir.