Merkez Bankası'nın son dönemde uyguladığı faiz politikaları, konut kredisi faizlerinin daha önceki aylarda düşük seviyelere inmesine yol açmıştı. Ancak, ABD-İsrail ve İran arasında yaşanan çatışmalar, küresel ekonomideki dengeleri sarsarak faiz oranlarını olumsuz etkiledi. Üstelik, birçok büyük merkez bankasından beklenen faiz indirimleri, artan petrol fiyatları ve savaşın etkileriyle gecikme yaşadı ve bazı müdahale sinyalleri verilmesi gündeme geldi.
BANKA FAİZLERİ YÜKSELİYOR
Bu gelişmeler ışığında, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın politika faizini sabit tutması, piyasalara sıkı bir duruş mesajı vermesine neden oldu. Böylece, konut kredisi faizlerinde yukarı yönlü bir hareket gözlemleniyor. Yılın başında %2.79 seviyesinden %2.49'a gerileyen konut kredisi faizleri, şu an yalnızca birkaç bankada bu seviyelerde kalabilmiştir.
Güncel duruma baktığımızda, sadece dört banka %2.50-%2.55 aralığında faiz sunabiliyor. Diğer bankalarda faiz oranları hızla artarak %2.63 ile %3.00 seviyelerine ulaştı. Önümüzdeki dönemlerde bu oranların nasıl şekilleneceği merakla bekleniyor.
FAİZLERİN GELECEĞİNE DAİR İP UÇLARI
Konut kredisi faizlerinin geleceği üzerine değerlendirmelerde bulunan Gayrimenkul Uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, bu düşüş trendinin geciktiğini belirtti. Merkez Bankası'nın faiz oranını sabit tutması ve jeopolitik gelişmeler nedeniyle kredilerde artış yaşandığını vurguladı.
Özelmacıklı, bazı bankaların faiz oranlarını %2.49'dan %2.55'e yükselttiklerini ve hala fırsat niteliği taşıyan gayrimenkul seçeneklerinin mevcut olduğunu ifade etti. Ancak, faiz indirimlerinin piyasalara yansımasının biraz zaman alacağı öngörülüyor.
AYLIK TAKSİTLERDEKİ ARTIŞLAR
Örneğin, 120 ay vade ile %2.49 faiz oranıyla 2 milyon TL kredi çeken birinin aylık taksiti 52.546,40 TL iken, oran %2.65'e çıktığında bu rakam 55.401,29 TL'ye kadar yükselebilir. Yani, faiz artışının aylık taksitle olan etkisi oldukça belirgin.
YIL SONU BEKLEYİŞİ
Faiz oranlarının %2 seviyelerine inmesi için yılı beklememiz gerekecek. Alınacak yeni kararların, savaşın gidişatına göre şekilleneceği değerlendiriliyor. Uzun süren bir çatışma, bu riski artırabilirken, konut talebinin canlılığı ve fiyat artışları da, yıl sonunda %30 civarlarında bir artış beklentisini beraberinde getiriyor.