27 Mayıs 2026, Çarşamba 23:22
Son Dakika | DÜNYA

Pekin'de Nefes Kesen Diplomasi: Trump'ın Ardından Putin Geliyor

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Putin'in Pekin'e yapacağı ziyaret öncesi tebrik mesajları alışverişinde bulundu. İki lider, geçmişteki diplomatik ilişkilerini derinleştirerek kritik küresel meseleleri ele almayı planlıyor.

Metin Aktaşoğlu / metin.aktasoglu@milliyet.com.tr- Çin ve Rusya arasındaki diplomasi trafiği hız kesmeden devam ediyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD Başkanı Donald Trump'ın Pekin'den ayrılmasının ardından dört gün içinde Çin'e resmi bir ziyaret gerçekleştirecek. Geçtiğimiz Pazar, iki lider birbirlerine gönderdikleri tebrik mesajları ile ilişkilerin güçlendiğini vurguladı. Şi, iki ülke arasındaki işbirliğinin bu yıl, stratejik ortaklığın 30. yılına girmesi sebebiyle daha da pekiştiğine dikkat çekti.

19-20 Mayıs tarihlerinde gerçekleşecek ziyaretini Rusya ile Çin arasındaki ilişkilerin derinleşmesi açısından önemli bulan analistler, böyle bir görüşme takviminin Soğuk Savaş sonrası dönemde nadir görüldüğünü belirtiyorlar. Pekin'in Moskova ile olan ilişkisi, Ukrayna'ya yönelik Rusya'nın saldırılarının ardından Batı'da ciddi endişelere yol açmaya devam ediyor. Batılı istihbarat ve güvenlik uzmanları, Çin'in Rusya'ya sağladığı ekonomik desteklerin, devam eden çatışmayı beslediğini savunuyor. Prof. Dr. Kamer Kasım, bu ilişkilerin zamanlama ve stratejik açıdan önemini değerlendirerek, "Enerji piyasasındaki dalgalanmalardan sonra Çin ve Rusya'nın üstünde durması gereken birçok mesele var" dedi.

Pekin, Putin'in bu ziyareti ile birlikte, Rus liderin Çin'e yapacağı 25. resmi ziyaretini gerçekleştiriyor. Ziyaret öncesi yapılan açıklamalarda, iki liderin ikili ilişkiler, işbirlikleri ve ilgili uluslararası konular üzerine görüş alışverişinde bulunacağı ifade edildi. Özelikle enerji ticareti, iki ülke için bir diğer önemli odak noktası. 2022'den bu yana ikili ticaretinde kaydedilen artış, Rusya'nın Çin'e gerçekleştirdiği ham petrol ve doğalgaz ihracatlarını da kapsıyor.

Çin, mevcut enerji tedarik zincirini güvence altına almak amacıyla, Rusya ile daha geniş anlaşmalara imza atma niyetinde. Enerji analistleri, gelecekte olası başka krizlere karşı Rusya ile olan ilişkilerin güçlendirileceği ve bu doğrultuda yeni projelerin hayata geçirileceğini öngörüyor. Çin, Rusya'ya olan bağımlılığını artırırken, diğer taraftan Rusya'nın Batı ile olan ilişkilerdeki zorluklar, Pekin için bir avantaj değilse de enerji alanındaki iş birliğini güçlendirmeye yönelik yeni fırsatlar sunuyor.

Bu kapsamda Ülkeler Arası Diplomasi ve İşbirlikleri devam ederken, Trump ile Şi'nin görüşmelerinde Çin-Rusya ilişkileri ve Ukrayna krizi çok fazla gündeme gelmedi. Bunun yerine ticaret ve bölgesel güvenlik meseleleri öne çıktı. Prof. Dr. Kasım, iki ülke arasındaki gizli rekabet ve diplomatik ilişkilerin tarihsel önemine de vurgu yaparak, Avrasya'daki güç dinamiklerinin değişimini gözler önüne serdi.