İSTANBUL - 20 Mayıs 2026 tarihinde İstanbul'da gerçekleştirilen UEFA Avrupa Ligi finalinde Aston Villa, Almanya'nın Freiburg takımını 3-0'lık skorla geçerek büyük bir başarı elde etti. Bu önemli maç, İngiltere tahtının gelecekteki varisi Prens William’ın Aston Villa’ya olan hayranlığını yeniden gündeme taşıdı.
Aston Villa, Beşiktaş Parkı'nda düzenlenen finalde, Youri Tielemans'ın 41. dakikada, Emiliano Buendia'nın 45+3. dakikada ve Morgen Rogers'ın 58. dakikada attığı gollerle galip geldi.
Prens William, Aston Villa’nın yarı final rövanşında Nottingham Forest’ı elediği süreçte de tribündeki coşkulu görüntüsüyle dikkat çekmişti. Long yıllardır Aston Villa taraftarı olduğu bilinen William’ın bu kulübe olan bağlılığının nedenleri hakkında yaptığı geçmiş açıklamalar tekrar gündeme geldi.
İNGİLTERE'NİN BÜYÜKLERİ ARASINDAN FARKLI BİR SEÇİM
İngiliz basınına göre, Prens William, gençliğinde İngiltere'nin köklü kulüplerinden birini desteklemek istemediğini belirtmişti. Popüler takımların yanında, futbolun duygusal iniş çıkışlarını deneyimlemek için Aston Villa’yı seçtiği kaydedildi.
Aston Villa’nın yarı sıralarda mücadele eden ve sürpriz yapabilme potansiyeli taşıyan bir kulüp olması, William için cazip bir seçenek sundu. Ayrıca kulübün tarihi ve İngiliz futboluna katkısı, bu tercihte önemli bir rol oynadı.
KULÜBÜN TARİHİ VE BAĞLARI
Aston Villa, İngiltere Futbol Ligi’nin kurucu üyelerinden biri olması ve tarihi derinliği ile Prens William’ın kalbinde özel bir yer edinmiş durumda. 1999 yılında izlediği Federasyon Kupası yarı final maçı ise onun bu takıma olan ilgisini artırmış; yaşadığı atmosfer üzerinde kalıcı bir iz bırakmıştır.
William, yıllar içinde Aston Villa taraftarları ile güçlü bir bağ kurmuş, kulübün topluluk ruhunu ve taraftar sadakatini övmekten geri durmamıştır. Prens William’ın bu sevgisi, oğluna da aktarılmış durumda; Prens George’un birçok maçı babasıyla birlikte tribünde izlediği biliniyor.
Aston Villa, 1982 yılında kazandığı Avrupa Süper Kupası ile son büyük başarısını elde etmişti. Sonunda, Freiburg'u yenerek neredeyse 30 yıllık bir kupa hasretine son vermiş oldular.