27 Temmuz 2026, Pazartesi 01:53
Son Dakika | GÜNCEL

Türkiye'nin Horonu, Guinness Rekoru ile Taçlandı: Atina'da Tartışma Patlak Verdi

İstanbul'da gerçekleştirilen dev horon gösterisi, 28 Haziran'da yaklaşık 5 bin folklorcu ile Guinness Dünya Rekoru kırarak tarihe geçti. Ancak yarışma sonrası Yunan basınında dansın kökenine dair tartışmalar alevlendi.

28 Haziran'da İstanbul, unutulmaz bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Türkiye Halk Oyunları Federasyonu öncülüğünde düzenlenen dev horon gösterisi, yaklaşık 5 bin kostümlü folklorcu ile Guinness Dünya Rekoru'na imza attı. “Horon bizumdur” şiarıyla bir araya gelen katılımcılar, üç dakika süren seremonide birlikte horon oynadı.

TÜRKİYE, GUINNESS REKORUNU ELİNE GEÇİRDİ

Performansın ardından Guinness yetkilileri, Türkiye Halk Oyunları Federasyonu'nun “Türk Halk Oyunları” kategorisinde rekoru resmi olarak kazandığını duyurdu. Bu duyuru sonrası alanda büyük bir coşku yaşandı; katılımcılar ani bir sevinç patlamasıyla rekoru kutladı.

ATİNA’DAN TEPKİLER GELDİ

Ancak bu başarı, Yunan basınında hoş karşılanmadı. Newsbeast'te yer alan haberlerde, horonun “Türk geleneksel dansı” olarak nitelendirilmesi eleştiri konusu oldu. Yunan medyasında, horon ile Pontus Rumlarının geleneksel dansı “serra” arasında bağlantı kurarak, antik Yunan dönemi danslarıyla ilişkilendiren birçok tartışma başlatıldı.

HORMONUN KÜLTÜREL DERİNLİĞİ

Türk kültür çevreleri ve uzmanlar, horonun Karadeniz’in köklü geleneklerinin önemli bir parçası olduğunu ifade ederek, bu tür tartışmaların asılsız olduğunu vurguladı. Horon, Türkiye’nin kültürel kimliğini yansıtan en özenli halk oyunlarından biri olarak kabul ediliyor.

GUINNESS REKORUNUN DETAYLARI

Yetkililer, Guinness rekorunun yalnızca katılımcı sayısı ve organizasyon başarısı ile ilgili olduğunu belirterek, bu konudaki kültürel köken tartışmalarının gereksiz olduğunu ifade etti. Böylece, Türkiye’nin halk oyunları alanındaki uluslararası itibarının bir kez daha tescillendiği ortaya kondu.

İstanbul'da gerçekleştirilen dev horon halkası, sadece bir görsel şölen değil, aynı zamanda Türk kültürünün zenginliğinin bir yansıması olarak da hafızalarda yer etti.