27 Temmuz 2026, Pazartesi 05:05
Son Dakika | ANALİZ

Yapay Zekâ ve Ayrımcılık: Dijital Dünyada Eşitsizliklerin Yayılması

Yapay zekânın hızla yayıldığı günümüz dünyasında, toplumsal eşitsizliklerin dijital platformlara taşındığı ortaya kondu. UN Women'ın raporuna göre, yapay zeka sistemlerinin önemli bir kısmı cinsiyet ve ırk önyargıları sergiliyor. Bu durum, kadınlara yönelik ayrımcılığın artmasına neden oluyor.

Çiğdem Yılmaz - Günümüz teknolojilerinin vazgeçilmezi haline gelen yapay zekâ, var olan toplumsal eşitsizlikleri dijital ortama taşıyarak yeni bir ayrımcılık biçimini besliyor. Birleşmiş Milletler Kadın Birimi’nin (UN Women) yayımladığı rapora göre, yapılan 133 yapay zekâ sistemi incelemesinde, sistemlerin %44’ü toplumsal cinsiyet önyargısı taşırken, %26’sı hem cinsiyet hem de ırk ayrımcılığı sergiledi.

UN Women, yapay zekânın reklamcılık, pazarlama ve iletişim alanlarında yaygın kullanıldığını belirtiyor. İçeriklerde, kimin görünür olacağı ve nasıl temsil edileceği gibi kritik kararlar, çoğunlukla insan denetimi eksikliği ve toplumsal cinsiyet perspektifi olmaksızın alınıyor. Bu durum, kadınlara yönelik kalıp yargıların pekişmesine ve ayrımcılığın derinleşmesine yol açıyor.

Araştırmalar, büyük dil modellerinin kadınları daha çok "ev", "aile" ve "çocuk" gibi kavramlarla ilişkilendirdiğini, erkekleri ise "iş dünyası", "kariyer", "maaş" ve "yönetici" gibi ifadelerle tanımladığını gösteriyor. Bazı yapay zekâ sistemleri ise kadınları, cinsel nesne olarak yansıtan veya erkeklere bağımlı bireyler biçiminde betimleyen yanıtlar verebiliyor.

Dijital Şiddet Tehdidi

Yapılan raporda, yapay zekâ destekli dijital şiddetin kadınlar ve kız çocukları için artan bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekiliyor. Kadın insan hakları savunucuları, aktivistler ve gazetecilerin yaklaşık dörtte biri yapay zekâ destekli çevrim içi şiddete maruz kaldıklarını, önemli bir oranlarının ise kişisel görüntülerinin iznİ olmadan paylaşıldığını bildiriyor. Ayrıca, deepfake teknolojileriyle üretilen sahte içeriklerin de orantısız bir şekilde kadınları hedef alması endişe verici bir durum olarak öne çıkıyor.