27 Temmuz 2026, Pazartesi 02:53
Son Dakika | EKONOMİ

Yenilenebilir Enerji Projelerinde Tarımsal Arazi Koruma Modeli Hayata Geçiyor

Tarım Reformu Genel Müdürlüğü, rüzgar enerji santrali projeleri ile tarım alanları arasındaki dengeyi sağlamak amacıyla yeni bir model geliştirdi. Bu modelle, türbin kanatlarının izdüşümünde kalan araziler 'Tarımsal Niteliği Korunacak Alan' olarak tanımlanarak tarımsal üretime kapı açılacak.

Tarım Reformu Genel Müdürlüğü, 81 il müdürlüğüne gönderdiği talimatla, rüzgar enerji santrallerinin (RES) tarım alanları üzerindeki etkisini en aza indirmeyi amaçlayan yeni bir model uygulamaya soktu. Bu model çerçevesinde, türbin kanatlarının izdüşümde kalan alanlar, 'Tarımsal Niteliği Korunacak Alan (TNKA)' olarak belirlenecek ve böylece bu bölgeler tarımsal üretime açık kalacak.

ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı, bu modelin sektörde önemli bir gelişme olduğuna dikkat çekti. Uzun süredir sürdürülen arazi planlama ve izin süreçleri çalışmalarını destekleyen bu yaklaşım, doğru arazi kullanımı ve sürdürülebilir proje geliştirme anlayışına katkı sağlayacak.

Yeni düzenleme ile artık türbinlerin dönen kanatlarının oluşturduğu alan tarım dışı kullanım olarak kabul edilmeyecek. Sadece türbinlerin kurulduğu platform alanları ve ulaşım yolları için tarım dışı kullanım izni verilecektir. Kanat izdüşüm alanları ise tarımsal üretime devam edilmesi amacıyla TNKA olarak planlanacak.

Gereksiz Tarım Dışı Kullanımın Önüne Geçilecek

Bu uygulamanın sahadaki etkisinin önemli ölçüde görüldüğü bildiriliyor. Örneğin, 18 türbinden oluşan bir RES projesinin süpürme alanı yaklaşık 463 bin metrekare iken, bu alanın yalnızca %29'u inşaat için kullanılacak. Geri kalan %71'lik kısım ise, mevcut düzenleme sayesinde tarımsal üretimde kalabilecek. Uygulamanın ülke genelinde yayılmasıyla, korunması hedeflenen tarım arazisi miktarının önemli ölçüde artması bekleniyor.

Ebru Arıcı, enerji yatırımları ile tarımsal üretimin doğru planlama ile bir arada yürütülebileceğini belirtti ve bu yeni düzenlemenin tarım arazilerinin korunması açısından kritik bir adım olduğunu vurguladı. “Yenilenebilir enerji yatırımları ve tarımsal üretimi birbirinin alternatifi olarak görmek doğru değil. Planlanmış projelerde her iki alanın da birlikte değer yaratması mümkün” diye konuştu.

Doğru Planlama ile Sürdürülebilir Gelecek

ARI-ES Enerji olarak, proje geliştirme aşamalarında arazi seçimi ve izin süreçlerini, tarımsal üretim ve çevresel sürdürülebilirlik ile beraber değerlendirdiklerini ifade eden Arıcı, bu yaklaşımın uzun yıllardır yürütülen çalışmaların temelini oluşturduğunu söyledi. “Her proje, bulunduğu bölgenin çevresel, teknik ve sosyoekonomik faktörlerine göre tasarlanmalıdır. Doğru mühendislik yaklaşımlarıyla, hem yenilenebilir enerji yatırımları hızlanabilir hem de verimli tarım arazileri korunabilir. Yeni düzenlemeyle RES projelerinde tarım dışı kullanım izinlerinin azaltılması ve kamulaştırma süreçlerinin hızlandırılması hedefleniyor. Türkiye'nin enerji dönüşümünde, sürdürülebilir arazi planlaması öncelikli başlıklardan biri haline gelecektir.” dedi.